Revnada ledaro – Geri gelen mektup

Nomuli

Tua sprito ço fravi, laus gex viddo ço de flamo?
Mi aşrire tso fravmanato go forme çorese enflamite?
elikada hanton ço sekrire kej de flamo
tu vanite för tso köngülo afçilese enflamite.

Tako tuç enluxus ple öno kolorek ilumumi
luno sejdume tua visahek en ehho taiiri
ker şao segme lozoreteme mia ivdeç
elune gex grüna tua vidda luxon sevdi

Ei tu min gaulizite egon akvire tua neemese
ei tu min köngüllo enflamire ker tua videgese
kurvabeçiloida şarfa an floroidda tina
tua visaho el mi hörinte moro hedumatteme
mia köngülejada merka kulson venettek mi remite
viddek peçema zivkon mi tadite
viddo min öne şradi tuj ilaha
viddo min tua uhta sotema an vapena
ieti çanta tua vapenese köngüla manejalo dosi
tu temroreteme ple ietireteme ple pulki

öno alia magizo enbifekore kaş tua visaheç
Öno vido min umatita kevrenetese tristezeç
Meso tuk ei deoso iehara freşa sprango
tua raçese ple apsire egeino mia pukurej vejo
apsire köngüla abedesa amega soni tso
apsire eterna mesa kampasani tso
meso çehe hörinte more ple façilite
vidi tun ârteç sipçebalusite

mundon voe önehek tönumireus marro
öna mijada fravmanatton nösumireus marro
stile vitore sekratire mia spritek kaabil
hemganon findatusite entegra vitek mukabila
sekrumemek maneç tun öno mi verdirte
Turaboide her tua çlakatita ehek mi estirte

Lunluxa tua visaho ilahon jalumorei
maie senta podeç ple aneskatada tso pulkeso
noratemon difijili tuç faratemon difijili
karda labori videse avdatada tso pulkeso

Türkçe

Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden? 
Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu? 
Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden? 
Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu.

Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse; 
Ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse; 
Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan,
Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse…

Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla! 
Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım; 
Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın,
Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin; 
Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!

Bir başka füsun fışkırıyor sanki yüzünden,
Bir yüz ki yapılmış dişi kaplanla hüzünden…
Hasret sana ey yirmi yılın taze baharı,
Vaslınla da dinmez yine bağrımdaki ağrı.
Dinmez! Gönülün, tapmanın, aşkın sesidir bu! 
Dinmez! Ebedi özleyişin bestesidir bu! 
Hasret çekerek uğruna ölmek de kolaydı,
Görmek seni ukbadan eğer mümkün olaydı.

Dünyayı boğup mahşere döndürse denizler,
Tek bendeki volkanları söndürse denizler! 
Hala yaşıyor gizlenerek ruhuma ‘Kaabil’
İmkanı bulunsaydı bütün ömre mukabil
Sırretmeye elden seni bir perde olurdum.
Toprak gibi her çiğnediğin yerde olurdum.

Mehtaplı yüzün Tanrı’yı kıskandırıyordur.
En hisli şiirden de örülmez bu güzellik.
Yaklaşması güç, senden uzaklaşması zordur; 
Kalbin işidir, gözle görülmez bu güzellik…

Hüseyin nihal atsız’ın şiiridir. (şair ile fikirsel bağımız yoktur)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s