Benim sadık yarim kara topraktır şiir çevirisi

Nomuli

iamiko iamiko diçe goek setfito
Mia ladiamiko nerturabi
Tvale vropatito selfito por empto
mia ladiamiko nerturabi

goe durrek seknektito resito
go öno fedelto vidito aut pragmo findito
ker taura vano de turabo adeptito
mia ladiamiko nerturabi

şepo guvite agno guvite lakto guvite
manjo guvite nano guvite ato guvite
kazilese atvate skarse guvite
mia ladiamiko nerturabi

De adem tso temek sojo jelebite
el mi taurega fruto manjumite
ker tako egon zalkiliej kütite
mia ladiamiko nerturabi

kürenon skezito kaziese tazalese
visahon jertito tarnese manese
rekontrumite egon rosese
mia ladiamiko nerturabi

tormentumteme el mi ridirte
tsej lai jeleno kerjisio ple vidite
tso ero guvito kuatra gardenego guvite
mia ladiamiko nerturabi

hevahek vidirous enhevahiro
turabek vidirous endueniro
turabeç mi sekatus gehej resiro
mia ladiamiko nerturabi

elda arus vani de Allah
Adepti por aniri fare de turabo
Ganrozeso segvime de da ilaho
Mia ladiamiko nerturabi

Realeso bahifiraus apera öno nogedo
Allah abedek nora an abedo el Allah
Da ilaha sekra valitemo en turabo
mia ladiamiko nerturabi

entegra nina goseron sekrumire turabo
heloçkremume tedsire vuneddon
Aperime brakon mia vioyn tevdire
mia ladiamiko nerturabi

ker hu min estus tso sekrek vidato
mundek livire amrira öno fako
Tako venire veisel’on pukurek tibire
mia ladiamiko nerturabi

Türkçe

Dost dost diye nicesine sarıldım
Benim sâdık yârim kara topraktır
Beyhude dolandım boşa yoruldum
Benim sâdık yârim kara topraktır

Nice güzellere bağlandım kaldım
Ne bir vefa gördüm ne fayda buldum
Her türlü isteğim topraktan aldım
Benim sâdık yârim kara topraktır

Koyun verdi kuzu verdi süt verdi
Yemek verdi ekmek verdi et verdi
Kazma ile döğmeyince kıt verdi
Benim sâdık yârim kara topraktır

Âdem’den bu deme neslim getirdi
Bana türlü türlü meyva yedirdi
Her gün beni tepesinde götürdü
Benim sâdık yârim kara topraktır

Karnın yardım kazmayınan belinen
Yüzün yırttım tırnağınan elinen
Yine beni karşıladı gülünen 
Benim sâdık yârim kara topraktır

İşkence yaptıkça bana gülerdi
Bunda yalan yoktur herkes de gördü
Bir çekirdek verdim dört bostan verdi
Benim sadık yârim kara topraktır

Havaya bakarsam hava alırım
Toprağa bakarsam dua alırım
Topraktan ayrılsam nerde kalırım
Benim sâdık yârim kara topraktır

Dileğin varsa iste Allah’tan
Almak için uzak gitme topraktan
Cömertlik toprağa verilmiş Hak’tan
Benim sâdık yârim kara topraktır

Hakikat ararsan açık bir nokta
Allah kula yakın kul da Allah’a
Hakkın gizli hazinesi toprakta
Benim sâdık yârim kara topraktır

Bütün kusurumuzu toprak gizliyor
Merhem çalıp yaralarımı düzlüyor
Kolun açmış yollarımı gözlüyor
Benim sâdık yârim kara topraktır

Her kim ki olursa bu sırra mazhar
Dünyaya bırakır ölmez bir eser
Gün gelir Veysel’i bağrına basar
Benim sâdık yârim kara topraktır

Reklamlar

Zulmü alkışlayamam şiiri

Nomuli;

sotemon atlahmanebliro, mastemon nevire mebliro
mavna plaso por besitek desede apobratebliro
önulo mia addek atakteme, ple voiro
-avoira tu!
-keje anestus mia ioneç harjiro.
Tripruçeka asjula de retro kelbeso afkiro;
stile por hoko ahkesek mi morus bediro
Saxe nasjo, mi amegulo por aklikesek;
El mi keje kueiesumita io esti avra tulipo!
Mi aşvakaltetulus, hu diçite mi etezaka şepo?
Şakatire forse, ese çehemek avnire nako!
Sangada öno vundo vidteme burnire aho libero,
Gexon tepsi por manjiro frusto, dopio
Viro ahelgumiri besi iri!, adçireblo helgumiro.
Mastiro, mastatiro, hokon manire geltariro.
Mastema mi miki ese amiro sotematulon
Hazja tua elçehej aneton ço tso?

Türkçe

Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem; 
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem. 
Biri ecdadıma saldırdımı, hatta boğarım! …
-Boğamazsın ki! 
-Hiç olmazsa yanımdan kovarım.
Üçbuçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam; 
Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.
Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale; 
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale! 
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum? 
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum! 
Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim! 
Adam aldırmada geç git! , diyemem aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım! 
Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu…
İrticâın şu sizin lehçede ma’nâsı bu mu?

şair: mehmet akif ersoy

Doğduğum yer şiiri

TÜRKÇE

Buralardan çok uzakta bir köydü! 
Beyaz, billur bir derecik içinden,
Hıçkırırdı, sevinerek geçerken.
Kenarında vardı birçok söğüdü…

Ben işte bu söğütlerin susmayan
Gölgesinde büyümüştüm. Evimiz
Tenha idi; ne yabancı, ne bir iz…
Bahçemizdi yakındaki o orman.

Bir ses, “sevin! ” derdi gülen rüzgarda,
Sevinçlere yoktu orda nihayet.
Sanılırdı bu ses gümüş dallarda

Görünmeyen bülbüllerin öğüdü! 
Doğduğum yer, doğduğum yer… O cennet
Buralardan çok uzakta bir köydü! ..

NOMULI

Tsehheç vahe farej öno vulaçire
balanka, vlora öno krakena intreç
hihirte, keve besire
bordej arite önvahe saliçono

Hino tso saliçonna affada
şadomej galimto. domos
esuxite; go strana, go öno iso…
gardenosite norejada gex arbaro.

Öno sono “kevi!” diçirte erda ventej
kevessek laite gexehej nekaiote
Mentatirte tso sono argenta tallej

Avdatada filomma advizo
Nasjeho, nasjeho gex kaveno
Tsehhej vahe farej öno vulaçite

şair:ömer seyfettin

Aydınlık şiiri

NOMULI

Desomni amuleto desomni nösite stello
tako kontra kilieç ade bori
Ker mateno solon mavçeta goggo
memora viddon ade ribeti

Desomni amuleto sonno venite teeveç
nereso ludite kisrite zaleheç
öna luxo dora hahalleç
nunke öno şadomon ade harji

amuleto, doron ietite serneso
mia pantemviddon enmanite serneso
mia intrej pönçegatite resite serneso
tso serneso egon ade voi

TÜRKÇE

Uyan yârim, uyan, söndü yıldızlar, 
Gün, karşı tepeden doğmak üzredir.
Her sabah güneşi seyreden kızlar, 
Mahmur gözlerini oğmak üzredir.

Uyan yârim, sesler geldi derinden, 
Karanlık oynadı, koptu yerinden; 
İlk ışık, kapının eşiklerinden, 
Şimdi bir gölgeyi kovmak üzredir.

Sevgilim, kapımı çaldı aydınlık, 
Baygın gözlerimi aldı aydınlık, 
İçimde tıkandı, kaldı aydınlık, 
Bu aydınlık beni boğmak üzredir.

Şair:necip fazıl kısakürek

Elif şiiri

NOMULI

De tino öno nuevo pluvire
utire elif, elif diçe
nedena köngülo abdalime
trevire elif elif diçe

hogaro di elif mungojo
pelpeneda muivdo
ialflora munzo
nüzire elif elif diçe

Elif kehhon jetire
dambilon el çesto garkire
haluvmanno ketilo manire
skribire elif elif diçe

Teha domma anton çerdaho
elif’a en mano trinkilo
kaş grünteta dako
jüsire elif elif diçe

Karajoolan flekkon
köngülo mire taneççon
nukhumime tohemmon
solvire elif elif diçe

TÜRKÇE

İncecikten bir kar yağar, 
Tozar Elif, Elif deyi…
Deli gönül abdal olmuş, 
Gezer Elif, Elif deyi…

Elif’in uğru nakışlı, 
Yavrı balaban bakışlı, 
Yayla çiçeği kokuşlu, 
Kokar Elif, Elif deyi…

Elif kaşlarını çatar, 
Gamzesi sineme batar.
Ak elleri kalem tutar, 
Yazar Elif, Elif deyi…

Evlerinin önü çardak, 
Elif’in elinde bardak, 
Sanki yeşil başlı ördek 
Yüzer Elif, Elif deyi…

Karac’oğlan eğmelerin, 
Gönül sevmez değmelerin, 
İliklemiş düğmelerin, 
Çözer Elif, Elif deyi…

Tehjili – Utansın

Nomuli:

Ero semi siafnireus turabo tehjili
Tarjatek anirada lanço tehjili

Hei ikto koelanotu ivdi tua pedegek
Tu si kreireus, surgada hörseto tehjili

Anva piano nunke Nûalarbo
Tallej greta folio tehjili

Mastorej sirireus tso öklasumo
Gexon akontinumula joreho tehjili

Moreç avantej areho tua medço
Retrej go arus livi tehjili

Ei tusanöno teanej amlada öna koloro
Siaelnesizoreus elneso tehjili

Türkçe:

Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!

Hey gidi Küheylan, koşmana bak sen!
Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!

Eski çınar şimdi Noel ağacı;
Dallarda iğreti yaprak utansın!

Ustada kalırsa bu öksüz yapı,
Onu sürdürmeyen çırak utansın!

Ölümden ilerde varış dediğin,
Geride ne varsa bırak utansın!

Ey binbir tanede solmayan tek renk;
Bayraklaşamıyorsan bayrak utansın!

Revnada ledaro – Geri gelen mektup

Nomuli

Tua sprito ço fravi, laus gex viddo ço de flamo?
Mi aşrire tso fravmanato go forme çorese enflamite?
elikada hanton ço sekrire kej de flamo
tu vanite för tso köngülo afçilese enflamite.

Tako tuç enluxus ple öno kolorek ilumumi
luno sejdume tua visahek en ehho taiiri
ker şao segme lozoreteme mia ivdeç
elune gex grüna tua vidda luxon sevdi

Ei tu min gaulizite egon akvire tua neemese
ei tu min köngüllo enflamire ker tua videgese
kurvabeçiloida şarfa an floroidda tina
tua visaho el mi hörinte moro hedumatteme
mia köngülejada merka kulson venettek mi remite
viddek peçema zivkon mi tadite
viddo min öne şradi tuj ilaha
viddo min tua uhta sotema an vapena
ieti çanta tua vapenese köngüla manejalo dosi
tu temroreteme ple ietireteme ple pulki

öno alia magizo enbifekore kaş tua visaheç
Öno vido min umatita kevrenetese tristezeç
Meso tuk ei deoso iehara freşa sprango
tua raçese ple apsire egeino mia pukurej vejo
apsire köngüla abedesa amega soni tso
apsire eterna mesa kampasani tso
meso çehe hörinte more ple façilite
vidi tun ârteç sipçebalusite

mundon voe önehek tönumireus marro
öna mijada fravmanatton nösumireus marro
stile vitore sekratire mia spritek kaabil
hemganon findatusite entegra vitek mukabila
sekrumemek maneç tun öno mi verdirte
Turaboide her tua çlakatita ehek mi estirte

Lunluxa tua visaho ilahon jalumorei
maie senta podeç ple aneskatada tso pulkeso
noratemon difijili tuç faratemon difijili
karda labori videse avdatada tso pulkeso

Türkçe

Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden? 
Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu? 
Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden? 
Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu.

Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse; 
Ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse; 
Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan,
Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse…

Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla! 
Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım; 
Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın,
Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin; 
Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!

Bir başka füsun fışkırıyor sanki yüzünden,
Bir yüz ki yapılmış dişi kaplanla hüzünden…
Hasret sana ey yirmi yılın taze baharı,
Vaslınla da dinmez yine bağrımdaki ağrı.
Dinmez! Gönülün, tapmanın, aşkın sesidir bu! 
Dinmez! Ebedi özleyişin bestesidir bu! 
Hasret çekerek uğruna ölmek de kolaydı,
Görmek seni ukbadan eğer mümkün olaydı.

Dünyayı boğup mahşere döndürse denizler,
Tek bendeki volkanları söndürse denizler! 
Hala yaşıyor gizlenerek ruhuma ‘Kaabil’
İmkanı bulunsaydı bütün ömre mukabil
Sırretmeye elden seni bir perde olurdum.
Toprak gibi her çiğnediğin yerde olurdum.

Mehtaplı yüzün Tanrı’yı kıskandırıyordur.
En hisli şiirden de örülmez bu güzellik.
Yaklaşması güç, senden uzaklaşması zordur; 
Kalbin işidir, gözle görülmez bu güzellik…

Hüseyin nihal atsız’ın şiiridir. (şair ile fikirsel bağımız yoktur)